Bu şehirden de gitme vakti geldi mi yoksa? Boğar oldu bu şehir beni, nefes alamaz oldum, soluduğum hava bile değişti... Sokaklar daraldı, binalar üzerime gelir oldu, yollar uzadıkça uzadı, hep çıkmaz, hep karanlık, hep pis artık... Sahile vuran dalganın köpüğünden çok, taşıdığı artıklar çarpar oldu gözüme, martı seslerinden çok insan çığlıkları dolmaya başladı kulaklarıma. Bu şehir mi yaşlandı ben mi bilmem ama çekilmez oldu artık bu şehrin ne bir sokağı, ne de bir köşesi. Çok sevdiğim yağmurlar bile artık anlamsızlaştı, gördükçe mazgallara akan pisliği, beyaza büründüğünde bile artık saflığı diil, kirlenmiş, çürümüş yaşamların üstüne çekilmiş kefeni hatırlatır oldu bu şehir. Yetişemez oldu artık pisliklerimizi, yalanlarımızı örtmeye, gizlemeye. Çarpık, savruk, çürümüş yaşamlar sığmaz oldu bu kente, herkes bıkmış bu şehirden, şehirde bizi taşımaktan... Çekip gitmek mi acaba çözüm? Bu şehri terkedip başka birine sonra bir diğerine... Peki kurtulacak mıyız acaba kaçtıklarımızdan yoksa kaçtıklarımız bizim kendi pisliklerimiz, kendi yalanlarımız, kendi yanlışlarımız, kendi gerçeklerimiz mi... Bu şehri terkedip, bir başakasına sığınınca bitecek mi tüm dertlerimiz, işkencelerimiz yani, kurtulabilecek miyiz ekşi suratlardan, iki yüzlü kişiliksizlerden. Sanmıyorum bozulan, kahpeleşen, kirlenen bu şehir diil, bizleriz çünkü, şehir kapatamaz oldu günahlarımızı artık, gücü yetmez oldu kaldırmaya, sindiremez oldu artık yuttuklarını... Oysa ne hayatlar geldi geçti, ne yaşamlar söndü bu şehirde, ne dizler parçalandı yollarında, ne kavgalar ne dövüşler yaşandı her bir köşebaşında ama artık yoruldu, taşıyamaz oldu hiç birimizi. Soruyorum size suçlu olan bu şehir mi yoksa biz iradesizler mi? Bu şehri bırakıp gitmek bizim için çözüm değil ama başka bir şehir için son olur, bırakın temiz kalan bir kaç sokak, cadde yada kıyı kaldıysa onlar bari düşmesin bu şehrin durumuna, onlar bari temiz kalsın, tıpkı fotoğraflardaki gibi bakınca içimiz açılsın tabi eğer hala kaldıysa içimizde bir kaç kirlenmemiş hatıra. Şehir değil değişen, onu yaşayanlar değişti, yaşayanlar bozdu tablolardaki halini, yaşayanlar kirletti caddelerini, köşelerini, sahillerini... O yüzden sakın aklınıza bile getirmeyin başka bir şehri, bu şehre yazık oldu, diğerleri kalsın bari...